ATHEIST’S DIARY / ATEİSTİN GÜNLÜĞÜ

Nisan 24, 2009

Kur’an Şifresi Saçmalığı ( Ömer Çelakıl )

Filed under: İslam'ın Gerçek Yüzü .. — k1z1l @ 7:55 am

Magazin ve benzeri programlara denk gelmemek icin can havliyle zapping yaparken Sn. Celakıl’i gördüğüm bir kanala takıldım. “Genç birileri din konusunda bir uzmanlık geliştirmiş, ne güzel” diye düşündüm, ve programı sonuna kadar seyrettim. Ömer Bey Kuran’da şifre bulduğunu iddia ederek, tarihteki bazı olayların Kuran’da tahmin edildiğini söylüyordu.

Kuran şifresi arayışı, değişik sayım yöntemleriyle, Rashad Khalifa adlı bir Mısırlı akademisyen tarafından da ileri sürmüştü; Kalifa’nin kitabının İngilizce’sını ABD’deyken alıp okumuştum. Sn. Kalifa, hatta, iyice ileri giderek Kuran’in tek şifreyle korunan kaynak olduğunu, ve hadislerin dinlenmemesini salık veriyordu. Sn. Kalifa bulduğu bu şifreye göre “sonradan eklenmiş” 9. sürenin son iki ayetini kendi Kuran tercümesinden atmıştı. Kalifa’nin iddialarına, o zaman, kabul edilebilir gelmişti. Fakat kontrol etmeden konuyu bırakmıştım.

Bu yüzden Ömer Bey’i seyrettikten sonra, artık kendi sayımımı yapma zamanı geldiğini düşündüm. Şüpheci bakmak bir duruş olmalıdır, yoksa hurafelere ve masallara kapılıp gidersiniz. Ömer Bey’in kitabını aldım, ve takip ettiği yöntemi kendim de yaparak sonucu kontrol edeyim dedim… Ve sonuç ne yazık ki aynı çıkmadı, demek ki Ömer Bey ya bir şarlatan ya da kendini kandıran bir zavallı…

Ömer Bey, surelerdeki kelimeleri sayarak, ve bir mesajın verildiği ayetin numarasını suredeki kelime sayısını ekleyerek, o mesajın olacağı tarihi yıl olarak bulduğunu iddia ediyor. Mesela Hristiyanlardan çok bahsedilen Maide süresinin kelime sayısına “savaş” kelimelerinin çıktığı ayet numaralarını ekleyince, 1804 + 14 + 24 + 33 + 64 = 1939, yanı 2. Dünya Savaşı’nin çıkış tarihini bulmuş.

Yanlız, Maida süresinin kelime sayısı 1804 değil, 2804’tür. Yani 1000 kelime bir şekilde tiraslanmış. Her sürenin kelime sayısını su adresden bulabilirsiniz. Ayrıca kelimeleri “transliteration” yanı Arapça okunuşun latin harfleri ile yazılmış halini indirerek, kendi yazdığım bir bilgisayar programı ile bu sayımı ben de yaptım. Bulduğum sonuç 2816’dir. Benim sonuc, ekte verilen kaynaktaki rakama Sn. Celakıl’in sayısından daha yakındır.

Eğer, Sn. Celakıl’in kelime sayımı doğru olsaydı bile “tahmin edilen olay” niye I. Dünya Savaşı değil de, II. Dünya Savaşı çıkmıştır? Ayet bunlar hakkında bir ipucu vermemektedir. Sadece Hristiyanların savaştığı büyük savaş sadece II. Dunya savasi midir? Ayrıca II. Dünya Savaşında Japonlar da savaşmıştır ve Japonlar Hristiyan değildir.

Ama saçmalıklar devam etmektedir: Sn. Celakıl’in rapor ettiği sure kelime sayımların “hiçbiri” doğru değildir: Şuara süresinde 1299 kelime olduğu öylenmiş, 1318 vardır, Yunus’da 1832 kelime var denmiş, 1833 kelime vardır (neyse yaklaşmış, ama 1 harf eksilterek Mısır’in bağımsızlık tarihine erişmeye çalışmış) ve Hac süresinde 1291 kelime var denmiş, fakat oradaki kelime sayısı gercekte 1274’tur.

Celakıl ciddi metot hataları da yapmıştır. Bulduğu yılları bazen Hicri takvimde kabul etmiş, bazen de Miladi takvimde kabul etmiştir. Neden? Bu iki takvimleme yöntemi arasında bir seçim yapmak için kullandığı metot nedir? Bunun için sürenin içeriğine dayanan bir veri kullanmamıştır.

Demek ki Sn. Celakıl, insanların dini duyguları üzerinden para kazanmaya çalışan bir şarlatandır. Ne yazık ki, söylediklerine kendi de çok inanır gözüküyor. O zaman durum daha da vahimdir. Ömer Bey kendini kandirmiştır. Matematik hakkında fazla bir bilgisinin olduğunu da zannetmiyorum çünkü matematik (ARİTMETİK değil), teoriler ve ispatlarla çok sağlam temeller üzerinde yapılır, ve Ömer Bey’in yaptığı türden şarlatanlıklara o türden bir beyin izin vermezdi.

Ömer Bey, dünya görüşü olarak saf bir görüntüdedir. Realpolitik’ten anlamadığı gibi, tasavvuf hakkında bile yanlis bilgileri vardir; Güya Kuran’a göre “öfke” günahmis. İmam Gazalı’yi hiç okumamışlar kendileri, “insanın içinde şeytan da vardır, melek te” der Gazalı, “ikisi de bizim için gereklidir”.

Sn. Celakil: Yarım yamalak din bilgisi taassupçu bagnaz üretir. Ya oyle, ya da Batı’nın yaptığı icatları kelek matematik anlayışınız ile bir takım numara sistemlerine koyarsınız, ve olay olduktan 40 sene sonra “bakin, olacağı söyleniyor burada” dersiniz. Bu eş derecede bir zavallılıktır. Size tavsiyem, Sn. Celakil, bildiğinizi iddia ettiğiniz matematige iki elle sarilmaniz, ve esas sihrin, inanılmazlığın, ve güzelliğin orada olduğunu görmenizdir. Tabii orada belki o kadar para bulamayacaksiniz. Ama, “kafaniz calismaya baslayacaktir”.

Yorum Yapın »

Henüz yorum yapılmamış.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: