ATHEIST’S DIARY / ATEİSTİN GÜNLÜĞÜ

Haziran 25, 2009

Aciz Yehova Her Şeyi Bir Anda Yaratamadı Mı ?

[Yaratılış/Yaratılış-1]
Tevrat’tan İnciler. Saçmalardan Seçmeler

Tek seferde okuyun diye ‘more’ komutu vermeden , buyrun !

1 Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.

2 Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı’nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.

3 Tanrı, “Işık olsun” diye buyurdu ve ışık oldu.

4 Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.

5 Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.

6 Tanrı, “Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın” diye buyurdu.

7 Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.

8 Kubbeye “Gök” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.

9 Tanrı, “Göğün altındaki sular bir yere toplansın, kuru toprak görünsün” diye buyurdu ve öyle oldu.

10 Kuru alana “Kara”, toplanan sulara “Deniz” adını verdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

11 Tanrı, “Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin” diye buyurdu ve öyle oldu.

12 Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

13 Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluştu.

14 Tanrı şöyle buyurdu: “Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yılları göstersin.” Ve öyle oldu.

15

16 Tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı.

17 Yeryüzünü aydınlatmak, gündüze ve geceye egemen olmak, ışığı karanlıktan ayırmak için onları gökkubbeye yerleştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

18

19 Akşam oldu, sabah oldu ve dördüncü gün oluştu.

20 Tanrı, “Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun” diye buyurdu.

21 Tanrı büyük deniz canavarlarını, sularda kaynaşan canlıları ve uçan çeşitli varlıkları yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.

22 Tanrı, “Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın” diyerek onları kutsadı.

23 Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.

24 Tanrı, “Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık, evcil ve yabanıl hayvan, sürüngen türetsin” diye buyurdu. Ve öyle oldu. D. Not-1:24 “Sürüngen”: İbranice sözcük fare, böcek gibi öteki kara hayvanlarını da kapsıyor.

25 Tanrı çeşit çeşit yabanıl hayvan, evcil hayvan, sürüngen yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.

26 Tanrı, “İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.”

27 Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.

28 Onları kutsayarak, “Verimli olun, çoğalın” dedi, “Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun.

29 İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak.

30 Yabanıl hayvanlara, gökteki kuşlara, sürüngenlere -soluk alıp veren bütün hayvanlara- yiyecek olarak yeşil otları veriyorum.” Ve öyle oldu.

31 Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve altıncı gün oluştu.

***

İbranicesini de Verelim İtiraz Edecek Arkadaşlar İçin

***

בְּרֵאשִׁ֖ית בָּרָ֣א אֱלֹהִ֑ים אֵ֥ת הַשָּׁמַ֖יִם וְאֵ֥ת הָאָֽרֶץ׃

2 וְהָאָ֗רֶץ הָיְתָ֥ה תֹ֙הוּ֙ וָבֹ֔הוּ וְחֹ֖שֶׁךְ עַל־פְּנֵ֣י תְהֹ֑ום וְר֣וּחַ אֱלֹהִ֔ים מְרַחֶ֖פֶת עַל־פְּנֵ֥י הַמָּֽיִם׃

3 וַיֹּ֥אמֶר אֱלֹהִ֖ים יְהִ֣י אֹ֑ור וַֽיְהִי־אֹֽור׃

4 וַיַּ֧רְא אֱלֹהִ֛ים אֶת־הָאֹ֖ור כִּי־טֹ֑וב וַיַּבְדֵּ֣ל אֱלֹהִ֔ים בֵּ֥ין הָאֹ֖ור וּבֵ֥ין הַחֹֽשֶׁךְ׃

5 וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים׀ לָאֹור֙ יֹ֔ום וְלַחֹ֖שֶׁךְ קָ֣רָא לָ֑יְלָה וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר יֹ֥ום אֶחָֽד׃

6 וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים יְהִ֥י רָקִ֖יעַ בְּתֹ֣וךְ הַמָּ֑יִם וִיהִ֣י מַבְדִּ֔יל בֵּ֥ין מַ֖יִם לָמָֽיִם׃

7 וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִים֮ אֶת־הָרָקִיעַ֒ וַיַּבְדֵּ֗ל בֵּ֤ין הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁר֙ מִתַּ֣חַת לָרָקִ֔יעַ וּבֵ֣ין הַמַּ֔יִם אֲשֶׁ֖ר מֵעַ֣ל לָרָקִ֑יעַ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

8 וַיִּקְרָ֧א אֱלֹהִ֛ים לָֽרָקִ֖יעַ שָׁמָ֑יִם וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר יֹ֥ום שֵׁנִֽי׃

9 וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים יִקָּו֨וּ הַמַּ֜יִם מִתַּ֤חַת הַשָּׁמַ֙יִם֙ אֶל־מָקֹ֣ום אֶחָ֔ד וְתֵרָאֶ֖ה הַיַּבָּשָׁ֑ה וַֽיְהִי־כֵֽן׃

10 וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים׀ לַיַּבָּשָׁה֙ אֶ֔רֶץ וּלְמִקְוֵ֥ה הַמַּ֖יִם קָרָ֣א יַמִּ֑ים וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֹֽוב׃

11 וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תַּֽדְשֵׁ֤א הָאָ֙רֶץ֙ דֶּ֔שֶׁא עֵ֚שֶׂב מַזְרִ֣יעַ זֶ֔רַע עֵ֣ץ פְּרִ֞י עֹ֤שֶׂה פְּרִי֙ לְמִינֹ֔ו אֲשֶׁ֥ר זַרְעֹו־בֹ֖ו עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

12 וַתֹּוצֵ֨א הָאָ֜רֶץ דֶּ֠שֶׁא עֵ֣שֶׂב מַזְרִ֤יעַ זֶ֙רַע֙ לְמִינֵ֔הוּ וְעֵ֧ץ עֹֽשֶׂה־פְּרִ֛י3 אֲשֶׁ֥ר זַרְעֹו־בֹ֖ו לְמִינֵ֑הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֹֽוב׃

13 וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר יֹ֥ום שְׁלִישִֽׁי׃

14 וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים יְהִ֤י מְאֹרֹת֙ בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמַ֔יִם לְהַבְדִּ֕יל בֵּ֥ין הַיֹּ֖ום וּבֵ֣ין הַלָּ֑יְלָה וְהָי֤וּ לְאֹתֹת֙ וּלְמֹ֣ועֲדִ֔ים וּלְיָמִ֖ים וְשָׁנִֽים׃

15 וְהָי֤וּ לִמְאֹורֹת֙ בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמַ֔יִם לְהָאִ֖יר עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

16 וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִ֔ים אֶת־שְׁנֵ֥י הַמְּאֹרֹ֖ת הַגְּדֹלִ֑ים אֶת־הַמָּאֹ֤ור הַגָּדֹל֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַיֹּ֔ום וְאֶת־הַמָּאֹ֤ור הַקָּטֹן֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַלַּ֔יְלָה וְאֵ֖ת הַכֹּוכָבִֽים׃

17 וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יִם לְהָאִ֖יר עַל־הָאָֽרֶץ׃

18 וְלִמְשֹׁל֙ בַּיֹּ֣ום וּבַלַּ֔יְלָה וּֽלֲהַבְדִּ֔יל בֵּ֥ין הָאֹ֖ור וּבֵ֣ין הַחֹ֑שֶׁךְ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֹֽוב׃

19 וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר יֹ֥ום רְבִיעִֽי׃

20 וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים יִשְׁרְצ֣וּ הַמַּ֔יִם שֶׁ֖רֶץ נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֑ה וְעֹוף֙ יְעֹופֵ֣ף עַל־הָאָ֔רֶץ עַל־פְּנֵ֖י רְקִ֥יעַ הַשָּׁמָֽיִם׃

21 וַיִּבְרָ֣א אֱלֹהִ֔ים אֶת־הַתַּנִּינִ֖ם הַגְּדֹלִ֑ים וְאֵ֣ת כָּל־נֶ֣פֶשׁ הַֽחַיָּ֣ה׀ הָֽרֹמֶ֡שֶׂת אֲשֶׁר֩ שָׁרְצ֨וּ הַמַּ֜יִם לְמִֽינֵהֶ֗ם וְאֵ֨ת כָּל־עֹ֤וף כָּנָף֙ לְמִינֵ֔הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֹֽוב׃

22 וַיְבָ֧רֶךְ אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים לֵאמֹ֑ר פְּר֣וּ וּרְב֗וּ וּמִלְא֤וּ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ בַּיַּמִּ֔ים וְהָעֹ֖וף יִ֥רֶב בָּאָֽרֶץ׃

23 וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר יֹ֥ום חֲמִישִֽׁי׃

24 וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תֹּוצֵ֨א הָאָ֜רֶץ נֶ֤פֶשׁ חַיָּה֙ לְמִינָ֔הּ בְּהֵמָ֥ה וָרֶ֛מֶשׂ וְחַֽיְתֹו־אֶ֖רֶץ לְמִינָ֑הּ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

25 וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִים֩ אֶת־חַיַּ֨ת הָאָ֜רֶץ לְמִינָ֗הּ וְאֶת־הַבְּהֵמָה֙ לְמִינָ֔הּ וְאֵ֛ת כָּל־רֶ֥מֶשׂ הָֽאֲדָמָ֖ה לְמִינֵ֑הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֹֽוב׃

26 וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים נַֽעֲשֶׂ֥ה אָדָ֛ם בְּצַלְמֵ֖נוּ כִּדְמוּתֵ֑נוּ וְיִרְדּוּ֩ בִדְגַ֨ת הַיָּ֜ם וּבְעֹ֣וף הַשָּׁמַ֗יִם וּבַבְּהֵמָה֙ וּבְכָל־הָאָ֔רֶץ וּבְכָל־הָרֶ֖מֶשׂ הָֽרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָֽרֶץ׃

27 וַיִּבְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים׀ אֶת־הָֽאָדָם֙ בְּצַלְמֹ֔ו בְּצֶ֥לֶם אֱלֹהִ֖ים בָּרָ֣א אֹתֹ֑ו זָכָ֥ר וּנְקֵבָ֖ה בָּרָ֥א אֹתָֽם׃

28 וַיְבָ֣רֶךְ אֹתָם֮ אֱלֹהִים֒ וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם אֱלֹהִ֗ים פְּר֥וּ וּרְב֛וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָ֖רֶץ וְכִבְשֻׁ֑הָ וּרְד֞וּ בִּדְגַ֤ת הַיָּם֙ וּבְעֹ֣וף הַשָּׁמַ֔יִם וּבְכָל־חַיָּ֖ה הָֽרֹמֶ֥שֶׂת עַל־הָאָֽרֶץ׃

29 וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים הִנֵּה֩ נָתַ֨תִּי לָכֶ֜ם אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב׀ זֹרֵ֣עַ זֶ֗רַע אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֔רֶץ וְאֶת־כָּל־הָעֵ֛ץ אֲשֶׁר־בֹּ֥ו פְרִי־עֵ֖ץ זֹרֵ֣עַ זָ֑רַע לָכֶ֥ם יִֽהְיֶ֖ה לְאָכְלָֽה׃

30 וּֽלְכָל־חַיַּ֣ת הָ֠אָרֶץ וּלְכָל־עֹ֨וף הַשָּׁמַ֜יִם וּלְכֹ֣ל׀ רֹומֵ֣שׂ עַל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־בֹּו֙ נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֔ה אֶת־כָּל־יֶ֥רֶק עֵ֖שֶׂב לְאָכְלָ֑ה וַֽיְהִי־כֵֽן׃

31 וַיַּ֤רְא אֱלֹהִים֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְהִנֵּה־טֹ֖וב מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר יֹ֥ום הַשִּׁשִּֽׁי׃

***

Şimdi soracağım soru şu ; bu tevrattaki tanrının her şeyi 1 günde yaratmaya gücü yetmiyor muymuş ki 6 günde yaratmış..
Ya da tek seferde en mükemmelini düşünemiyor mu da aşama aşama ilerliyor ?

Reklamlar

Haziran 21, 2009

Misyonerlik İddiaları… [ Bildiri ]

Filed under: Objektifliğe ilk adımlar .. — k1z1l @ 7:54 am

Arkadaşlar , ben halkımı bir nebze de olsa uyandırabilmek için giriştiğim bu çalışmada hiçbir vakit asla misyonerlik amacı taşımadım. Siteme gelen insanlar arasında bunu iddia edenler çoğunlukta. Bu iddiayı da genelde hep İslam karşıtı yazılar yazmamla bağdaştırıyorlar.

Şüphesiz bu durumdan şuanda son derece huzursuzum çünkü ben bir vatansever olarak yetiştirildim ve hayatım boyunca bir vatansever olarak yaşadım.

Arkadaşların bu tip iddialarını çürütmek için blogumun makale veya inceleme yazıları yelpazesini biraz genişletmeye karar verdim…
Bu tarihten itibaren artık yazacağım inceleme-araştırma yazıları yahut makaleler İslam bazlı değil. ‘Tüm dinler’ bazlı olacaktır.
Nitekim ‘dinler tarihi’ konusunda uzmanlaşmaya hevesli olan bir zatın bunu yapması gayet doğal karşılanacaktır.

Soruyoruz…

Filed under: 'Sorgu' — k1z1l @ 7:45 am

Şimdi müslümanmışsınız , hıristiyanmışsınız veya yahudi …
İşin o kısmı zaten bizi bağlamaz.
Önemli olan ne zırvaladığınız değil zırvaladığınızdır zaten !
Derinlere inmeden değinmek istediğim bir konuyla ilgili yazıyorum bu satırlara.

Şuan teist ( yani bir yaratıcının varlığına ve birliğine inanan ) arkadaşların tümüne sormak istiyorum !
Başta bu platform’da olmak üzere, ben de dahil birçok ateist ‘önceden ateisttim , sonradan doğru yolu buldum’ zırvalığıyla eminim pek çok kez karşılaştık…

Arkadaşım , beyniniz fındık kadar mı ki doğru yolu tam bulmuşken döt korkusuna onun bunun lafıyla İslam’ın yalanlarına kanıyorsunuz …

Ha anladım ben , nedeni başka tabi değil mi ?

Durun tahmin etmeye çalışayım…

(more…)

Haziran 18, 2009

Tanrı Ölüyor Mu ?

Filed under: 'Sorgu',Objektifliğe ilk adımlar .. — k1z1l @ 8:23 pm

Merhaba arkadaşlar uzun bir aradan sonra yine birlikteyiz …
Bu arada yorum yazan kardeşlerimiz olmuş ilgilerinden dolayı teşekkür ederim ama yaklaşık bir aydır buralarda değildim cevap yazamadım 🙂
Daha sonra tekrar gelirlerse sorularını cevaplarım enine boyuna saygı çerçevesi içinde tartışırız.

—–

Erinmedim dostlar , oturdum yazdım…

—–

-Tanrı ölüyor mu?-

Bilimin ve çağdaş teknolojinin her geçen gün ivmelenerek geliştiği dünyada yavaş yavaş ilkel ‘yaratıcı’ kavramı da çökmeye yüz tutmuştur.
Peki insanların bugüne kadar sıkı sıkıya inandığı , uğruna savaşların yapıldığı , kanların döküldüğü dogmalar bugün neden Ortaçağ’da olduğu kadar insanlar üzerinde etkili bir faktör olamıyor.
Neden çürümeye yüz tuttular ?

Acaba zaman Tanrı’dan kudretli mi !?!
Hayır değil…
Açıklayacağım!
Bre bu kafir neler saçmalıyor demeden önce okuyun . Sonra ister sövün ister hak verin… (more…)

Haziran 7, 2009

Aktivizasyon !

Filed under: Devrim — k1z1l @ 8:54 am

Selam dostlarım,
Uzun bir aradan sonra yine beraberiz !

Blogumuz 15 Haziran tarihinden itibaren aktifleşmeye başlayacaktır.

Saygılarımla
Kızıl Derili Dev

Mayıs 6, 2009

Pasifize oluyoruz..

Filed under: Devrim,Objektifliğe ilk adımlar .. — k1z1l @ 5:51 pm

Değerli ziyaretçilerimiz , arkadaşlarımız…

Şu günkü tarihten 10 ila 12 Haziran’a kadar pasifize olma kararı almış bulunmaktayız…

En geç 13 Haziran’da görüşmek üzere…

Soru ve yorumlarınız olursa öncelikle yazılarımın arasında bulmaya çalışın.
Cevap bulamazsanız
AteisTPLATFORM‘a bir göz gezdirin…

Hala bulamadıysanız , 13 Haziran’ı beklemek zorunda kalacaksınız…

Saygılarımla…
Kızıl Derili Dev

Kısa ve Öz..

Filed under: Devrim — k1z1l @ 10:55 am

6 Mayıs , Yıllar önce bugün . Faşizmle ve Emperyalizmle ‘ölene dek’ savaşan Deniz Gezmiş , Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan bedenen aramızdan ayrıldı…

Onlar gibi cesur devrimcileri özlüyoruz…

Sizleri unutmayacağız !

DEVRiM!
iSYAN!
ÖZGÜRLÜK!

Mayıs 4, 2009

1 Mayıs.. 1 Mayıs..

Filed under: Devrim — k1z1l @ 3:03 pm

Yıl 2009 .. Mayıs’ın 1’i …

DiSK , KESK tek yumruk oldu yüklendi . Polis anlaşma yapmak zorunda kaldı , Taksim’e girdik …

Herkes korktu . Yıllar..yıllar sonra tatil edilen 1 Mayıs yeniden Kanlı Pazar’a dönüşecek mi acaba diye ?

Yine cübbeli adamlar elinde bıçakla Taksim’e inecek mi diye ?

Varsın , insin !

Varsın bir kaç ‘Devrim’ şehidi daha verelim , buna tabii ki ben de dahilim…

Lakin tüm bunların bir karşılığı olmalı . Sizce de öyle değil mi ?

Halkımız… Halkımız ne zaman uyanacak ? Ne zaman yıllar önce yemiş olduğu morfinin etkisinden kurtulacak dersiniz ?

Bizler ‘ Mustafa Kemalin Askerleriyiz ‘ diye bağırarak kendi şehrimizde , alanlara akarken … Diğerleri yüzünü ekşiterek ‘yazık şunlara bak’ edasıyla bize bakmaya ne kadar daha devam edecek ?

Türk!

Zamanında 3 kıtada hüküm sürdüğünü iddia eden sen , Türk !

Neden geçmişinle övünmek yerine geleceğin için çalışmıyorsun…

Neden sen de birazcık ‘oy namustur satılmaz’ bilincine sahip olamıyorsun ?

Ata’mız sayesinde , zamanında öyle bir rahatlıkla girmişiz ki yataklarımıza .. Hala uyuyoruz !

Kaç yıl geçti ? Hiç mi farkına varmadın dini duygularının sömürüldüğünün , hiç mi farkına varmadın şeriatın adım adım ve her gün biraz daha yaklaştığının ?

Veya neden sorgulamadın İslam neyin nesidir , ne halttır , ne biçim beladır ki İslamiyetin görüldüğü ülkelerin birinde dahi refah yok…

Atatürk olmasaydı , vay bizim de halimize demek istiyorum !

Şuan aklımdan geçen bütün düşünceleri ve hissettiğim bütün duyguları bu yazıda özetlemeye çalıştım , sürç-e lisan ettiysem affola…


Saygılarımla…

Kızıl Derili Dev



Nisan 27, 2009

Ünlü Ateistler

Filed under: Objektifliğe ilk adımlar .. — k1z1l @ 2:14 pm

Dünyadan

woody allen

Woody Allen

Sinema/TV

Woody Allen (1935-): Amerikalı yönetmen, oyuncu, senarist.

Jodie Foster (1962–): Amerikalı iki oscar ödüllü oyuncu, yönetmen, prodüktör.

(more…)

Ya yanılıyorsak ?

Filed under: Objektifliğe ilk adımlar .. — k1z1l @ 2:12 pm

Ya yanılıyorsak? Ya yanılıyorsak? Ya Tanrı varsa? Ya cehennemde yanarsak? Materyalistler kendilerine böyle sorular sormaz. (çünkü Tanrı’nın var olması gibi bir olasılık yok) Ama dindarlar nedense bize hep bunu soruyorlar ve bizim de kafamızın bu soruyla meşgul olması gerektiğine inanıyorlar. Cehennemde sonsuz işkence gibi bir riski neden göze aldığımızı anlayamıyorlar. Halbuki kimsenin risk aldığı falan yok, çünkü ortada böyle bir risk yok.

Randolph-Macon Bayanlar Koleji’nde konferans verirken öğrencilerden biri Richard Dawkins’e aynı soruyu sormuş. Dawkins’in cevabı son derece basit ve zekice.

Öğrenci: “Bu muhtemelen sizin için cevap vermesi en kolay soru olacak ama… ya yanılıyorsanız?”

Dawkins: “Ya yanılıyorsam, yani… herkes yanılıyor olabilir. Hepimiz uçan spagetti canavarı ve pembe boynuzlu at ve uçan çaydanlık hakkında yanılıyor olabiliriz. Siz, farz ediyorum ki, Hıristiyan inancına göre yetiştirildiniz. Herhangi bir inanca inanmamanın nasıl bir şey olduğunu biliyorsunuz çünkü Müslüman değilsiniz, Hindu değilsiniz. Neden Hindu değilsiniz? Çünkü Hindistan’da değil de Amerika’da yetiştirilmiş bulundunuz. Eğer Hindistan’da yetiştirilmiş olsaydınız, Hindu olacaktınız. Eğer Vikingler zamanında Danimarka’da yetiştirilmiş olsaydınız Wotan’a ve Thor’a inanıyor olacaktınız. Eğer klasik Yunanistan’da yetiştirilmiş olsaydınız, Zeus’a inanıyor olacaktınız. Eğer Orta Afrika’da yetiştirilmiş olsaydınız dağın tepesindeki büyük Ju-Ju’ya inanıyor olacaktınız. Tamamen kaza eseri içinde yetişmiş olduğunuz Yahudi-Hıristiyan tanrısını seçmeniz ve bana ya yanılıyorsam diye sormanız için hiçbir neden yok. Ya siz denizin dibindeki büyük Ju-Ju hakkında yanılıyorsanız?”

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.